Her geçen gün, her şeyin daha da zorlaştığı dünyamızda belki de hiç olmadığımız kadar umutlu ve inançlı olmak zorundayız. Hemen her konuda sürdürmeliyiz umudumuzu ki, umudumuzu kaybederek bizden umut bekleyenleri de yarı yolda bırakmış olmayalım.

Bu dönemde daha da farkında ve duyarlı olalım mesela. Dünyaya, doğaya, hayvanlara ve insana karşı daha farkında, daha duyarlı..

Madem kendi ellerimizle her şeyi sonu bize dokunacağını bildiğimiz halde mahvediyoruz, o halde mahvettiğimizi yeniden inşa etmek te bizim sorumluluğumuzda demektir.

Hep başkalarından bekleyerek, hep başkalarını sorumlu tutarak ve dolayısıyla içimizi rahatlatarak yaşıyor olmamızın bir işe yaramadığı açıkça ortada.

Bu sayıda Louis Wane’in hikayesini derledik sizler için. Aynı konuda bir de video yayınlamıştık 4P1K-Tv’de izleyenleriniz olmuştur eminiz. Hikaye beni oldukça etkiledi itiraf etmeliyiz.

Okuyunca ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızdan da eminim üstelik. Hikaye gerçek bir yaşam hikayesi olmanın yanı sıra aslında yukarıda dillendirdiğim “umut” kelimesinin insan yaşamında neler yarata bileceğinin de sağlaması gibi.

Elbette umut beslenmesi gereken bir duygu, elbette her insanın yaşamında zaman zaman umutsuzlukları, kırgınlıkları ve yorgunlukları vardır. Olmalıdır da, zira insanı insan yapan, o çok övündüğümüz kurgusal zekamızdan çok bu tip psikolojik dalgalanmalarıdır. İşte tam da burada devreye farkındalığımızı sokmayı başarabilirsek, yaşadığımız tüm olumsuzlukları, yorgunlukları, kırgınlık ve dalgalanmaları tersine çevirip, onlardan umut veren ışıklar yaratmamız mümkün olur.

Herkese iyi okumalar diliyoruz...

Dosttan dosta sevgiyle...

Türkiye'nin Tek Ulusal Hayvansever Yaşam Tarzı Dergisi!

Paylaş