Baharın gelmesiyle tüm doğanın uyanışı gibi, benim de içimde bir şeylerin uyandığını hissederim. Ama bu uyanış eskiden daha belirgin belki de daha umut dolu olurdu sanki. Her geçen gün “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” duygusu daha fazla kaplıyor içimi... Eminim bu günün dünyasında yaşayan hemen herkeste durum çok farklı değildir. 

Belki de belirsizlik insanı en negatif etkileyen olgu. İnsan egosu (beni) bilmek ister, bilerek varlığını sürdürür çünkü. Her şeyi bilmek ister; saatin kaç olduğunu, hangi ayda olduğunu, yarın ne olacağını. Bu nedenle takvimler icat etmiştir. Kendi yarattığı sanal bilgileri referans alarak yaşamak zorundadır, başka çaresi yoktur. Oysa doğa ve diğer canlıların çok da umurunda değildir kesin bilgiler. Zira yaradılışta yoktur kesin bilgi. Olmayan bir şeyi isteyen ego doğal olarak asla tatmin edemez bu arzusunu. Çünkü yoktur işte, kesin bilgi yoktur. Yarını bilen yoktur. Bir saat hatta bir dakika sonrası bile bilinmezdir. 

Tüm bu bilinçaltı çaresizliğin içinde üzerine gelen diğer bilinmezlikler ise işi iyice çığrından çıkartır. Aynen şu an insanlığın içinde bulunduğu durum da budur işte.

E iyi de bu tespitler ne işimize yarayacak ki? Doğru sonuçlar çıkartamayacağımız tespitler hiç bir işe yaramaz tabii. Ama tespitler insana şans verir, bazen ışık olur sonuçlar üretebilmemiz ve bu sonuçlarla kendimizi korumaya alabilmemiz için.

İnsan denen canlı türünün en büyük yeteneği ne konuşmak, ne düşünmek değildir. Ona bahşedilmiş en büyük yetenek adaptasyondur. İnsan kolay adapte olur hemen her duruma. Bu anlamda beyninin by-pass yeteneği de bu konuda çok yardımcıdır.

Peki ne yapalım şimdi?; Öncelikle içimizi karartmasına izin vermeyelim olan bitenin. Olan biten her şey evrendeki sürdürülebilirliğin özüdür çünkü. Evren için olumlu ya da olumsuz yoktur. Sadece olan biten vardır ve her biten başka bir olanın başlangıcını oluşturur.

Biz olup bitene çok takılmadan, belki gereğinden fazla ciddiye almadan yolumuza devam edelim. Kendimize referans aldığımız ne varsa o referansları tekrar gözden geçirelim. Endişeli, mutsuz ruh haline neden olacak referanslarımızı da farklı bir bakış açısıyla algılamaya çalışalım. 

Her şey bizde başlayıp bizde bitiyor çünkü.

Dosttan dosta sevgiyle...

C.A.

Türkiye'nin Tek Ulusal Hayvansever Yaşam Tarzı Dergisi!

Paylaş