PROF. DR. ORHAN KURAL ANISINA

Yazımın başlığına bakıp, hayatını kaybeden bir şarkıcıdan ya da film yıldızından söz edeceğimi sanmayın sakın...

Bazı yıldızlar vardır ki, ne denli göz kamaştırıcı olduklarını farkedebilmek için onlara bakmanız, daha da önemlisi onu görmeniz gerekir. Kendisini gören gözleri ve duyan kulakları hep çok mutlu etmiş, kendi ilkeleriyle yaşamış, “ben bunları yapmazsam, konuşmaya da hakkım olmaz” diyerek inandığı yolda ardına bakmadan yürümüş bir yıldız o. Evet o Profesör Doktor Orhan Kural...

Türk gezi kitabı yazarı, yüksek mühendis, gezgin ve aktivist. Orta öğrenimini Kadıköy Maarif Koleji’nde tamamladıktan sonra, 1968-1969 yılında girdiği İTÜ Maden Fakültesinden 1972 Haziran döneminde “maden mühendisi” olarak mezun olmuş. Sonrasında da çalışmış, çalışmış çalışmış.. Sayısız öğrenci yetiştirmiş, 50 bin saat Konferans vermiş, ki bu muhtemel bir dünya rekoru. Söyleyecek anlamlı sözleri olmuş hep. Kurtaracak “can” ları olmuş.. Ve henüz hayattayken bir video çekerek vasiyetini açıklamış. Şöyle demiş büyük hoca;

“Yaşarken bu videoyu çektim. Bugüne kadar insanları üzdümse özür dilerim. Vatandaşlık görevimi yapmaya çalıştım. Sizlere daha iyi bir dünya bırakmaya çalıştım. Çocuklarınızın daha iyi yaşamasına çalıştım. Adaletli, daha yaşanabilir bir dünya yaratmak için elimden geleni yapmaya çalıştım. Bu arada özellikle beni çok üzen Cengiz Kuzu’yu hiçbir zaman affetmedim. Burada da açıklamak istiyorum. Lütfen gayretli insanları engellemeyin. Onların hevesini kırmayın. Cengiz Kuzu’nun yaptığı gibi. Vasiyetimi hazırladım gayet muntazam bir şekilde. Resmiyete koydum. En önemli isteklerimden biri kamu yararına bu kadar çalışarak oluşturduğum Türkiye Gezginler Derneği’nin yaşaması. Kurduğum Gezi Evi’nin devam etmesi. Bir beton yığını iken onu tarihi ev haline getirdiğim Ahırkapı’daki binamızın fonksiyonuna devam etmesi, konsolosluk olarak hizmet vermesi bakımından. Aynı zamanda tek ağaçla alıp, koru haline getirdiğim Fener Köyü’ndeki çiftliğin de devam etmesi yönünde kızımdan istekte bulundum. Ayrıca yazılı olarak bildirdim. Bu arada vasiyetimde yazdım. 9 yılı bölüm başkanı olarak 44 yıl İTÜ Maden Mühendisliği bölümünde hizmet verdim. Bu öğrencilerimi çok sevdim. Onlarla ortak çalıştım. Onlara bir burs imkanı sağlıyorum. Orhan Kural bursu yapılacaktır. Bu konuda Yurt Madenciliğini Geliştirme Vakfı’na belli bir para bıraktım. Gelelim son olarak cenazeme. Annem, babam ve kardeşimin yattığı hazır olan Zincirlikuyu’daki mezarıma kaldırılacağım. Cenazenin Zincirlikuyu Camii’nden yapılmasını istiyorum. Çünkü diğer camilerde trafik sıkışıklığı oluyor. Orası daha rahat park bakımından. Benim cenazeme kesinlikle kürk giyenler, bilmiyorum yaz mı olacak, kış mı olacak ama.. Ve faal avcılar gelmesinler istemiyorum kesinlikle. Özellikle hayvan ticareti yapanlar gelmesinler. Bir tane bile cenazemde canlı çiçek istemiyorum. Belediye başkanları dahil yollamasınlar. Onun yerine eğitim kurumlarına bağışta bulunsunlar. ÇEKÜL Vakfı aracılığıyla ağaç diktirirlerse daha da sevinirim. Benim sembolüm hayatım boyunca kitaplarımın dışında tahta kediler oldu. Onları da beraberinizde getirirseniz renklilik katarsınız cenazeme. Eğer size hediye ettimse lütfen beraberinizde getirin. “Mümkün olacak mı bilmiyorum vasiyetimde de yazdım eğer mümkünse organlarımı hem kadavra olarak hem de kullanılması için hediye ediyorum. Bu yazılı olarak bildirildi. Çünkü yazılı olması gerekiyor. En çok merak ettiğim şey daima arkamdan ne yazılacak. Basın ne yazacak. İnsanlar ne konuşacaklar diye hep merak ettim. Herhalde şu anda o yapılıyordur diye düşünüyorum. Sizlere sağlıklı, nice mutlu coğrafyalarda uyanabileceğiniz, başarı dolu bir dünya diliyorum. Sevgiyle kalın.”

Yolun ışık olsun hocam...

Türkiye'nin Tek Ulusal Hayvansever Yaşam Tarzı Dergisi!

Paylaş